SON YAZILAR
Analog Fotoğrafçılığa Başlamak – 1

Analog Fotoğrafçılığa Başlamak – 1

Tamam amaç kusursuz fotoğraf çekmek hiçbir zaman olmadı. Ama bazı temel ilkeleri öğrenerek yaptığınız eylemi rastlantısallıktan kontrollü bir deneye dönüştürebilirsiniz. Analog fotoğrafçılığına ilk başladığımda uzun süre lubitelimin içinden çıkan bir önceki sahibinin aldığı ayar notuyla çektim. Bir süre yeterli gelse de daha sonra artık yetmemeye başladı. Ve öğrendikçe yapabildiklerim kontrol edebildiklerim arttıkça fotoğraftan daha da fazla zevk almaya başladım.

İnternette herşey çok iyi açıklanmış da olsa AnalogMecmua olarak biz de Analog fotoğrafçılığa başlamak isteyenlere yol gösterecek bir yazı paylaşmanın doğru olacağını düşündük.

Her ne kadar fotoğrafçılığın temel bilgilerini bilmeden de fotoğraf çekmek dijital makinelerin otomatik ve önceden ayarlı modları, plastik analog kameraların bulutlu güneşli gibi ayar seçenekleri sayesinde mümkün olsada daha iyi fotoğraflar çekmek, kendini fotoğraf konusunda geliştirmek isteyenler için bu bilgiler çok önemli.

Edouard Boubat’ın dediği gibi [highlight2]“fotoğrafçılık bir ışık okuludur”[/highlight2]. Sabahın ilk saatlerinde gelen güzel ışığı yakalama peşine düşmeye, bir pencereden süzülen ışığı görür görmez elinizi makinenize götürmeye başladığınızda ışığın fotoğrafçılıkta sadece teknik bir gereklilik olmadığını farketmeye başlıyorsunuz demektir.

Şimdi hazırsanız dersimiz başlasın:

Fotoğraf makinelerinde film üzerine düşen ışık miktarı iki unsur yardımıyla kontrol edilir;

  • [highlight1]Diyafram açıklığı[/highlight1] ( f/2 , 2.8 , 4 , 5.6 , 8 , 11 ,16 , 22 gibi )
  • [highlight1]Enstantane[/highlight1]: Diyaframdan ışığın geçme süresi ( 1/1000, 1/500, 1/250, 1/125 gibi )

Fotoğraf makinesi ile göz benzer prensiplerle çalışmakta olduğunu düşünebiliriz. Fotoğraf makinesindeki diyafram gözbebeğimizin işlevini yerine getirmektedir. Enstantane diğer adıyla obtüratör ise göz kapakları gibi açılıp kapanarak ancak belirli bir miktar ışığın geçmesine izin vermekte.

Fotoğrafçılığın ilk dönemlerinde plakaya görüntüyü kaydetmek için güneş altında dakikalarca beklemek gerekirken bugün ise kapalı havada  saniyenin 100 de biri, 1/100 enstantane süresi bile yeterli oluyor.

Insanın çekilmiş ilk fotoğrafı olma özelliğini taşıyan, 1838’te Louis Daguerre tarafından Paris’te çekilen bu fotoğrafta pozlama süresi 10 dakikadan fazla olduğundan sokaktan geçen insanlar at arabaları kaydedilememiştir.

Makine sonsuza odaklandığında, görüntüyü düşürdüğü duyargan yüzeyi objetifin merkezinden ayıran uzaklığa [highlight1]odak uzaklığı[/highlight1] denir. Milimetre cinsinden verilen odak uzunluğu lensin üzerinde F=28, F=50, F=90 şeklinde gösterilir.

Kısa odak uzunluklu lenslere geniş açı lens denir.

Diyafram açıklığı değeri f/X şeklinde gösterilir burada X değeri odak uzunluğunun diyafram yarıçapına bölümünden elde edilen sonuçtur. Bu yüzden f/2 de diyafram açıklığı, f/22 deki diyafram açıklığından daha büyüktür.

Yukarıda tabloda verilen diyafram açıklığı enstantane ayarlarının hepsinde eşit miktarda ışık makinemizden içeri girer. Peki eğer bu miktar iyi bir çekim için gerekli ışığa uygun geliyorsa bu durumda çiftlerden hangisi seçeriz? Burda devreye çektiğimiz konunun hızı, elde etmek istediğimiz alan derinliği gibi konular girmekte.

Bir fotoğrafın net olan bölgesine [highlight1]alan derinliği[/highlight1] denir. Alan derinliğini kontrol etmek fotoğrafınızın neresinin net neresinin bulanık, flu çıkmasını kontrol etmek demektir. Alan derinliği odak uzaklığına, ve diyafram açıklığına (f değerine) ve fotoğrafladığınız nesnenin makinenize uzaklığına bağlıdır.

Alan derinliği diyafram kapatıldığı oranda artar. Yani f/2 alan derinliği f/22’den daha küçüktür.

Odak uzaklığı büyüdükçe alan derinliği kısalacaktır.

Çektiğiniz nesnenin arka planını flulaştırıp sadece kendisini net yapmak istediğinizde dar bir alan derinliği, manzara gibi bir çekim yaparken geniş alan derinliği elde etmek isteriz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Scroll To Top